5 Kasım 2011 Cumartesi

Hekimlik

Kainatta var olan her şey, Allah ( c.c.)’ ın sonsuz sanatının birer numuneleridir. Atomdan evrene, canlıdan cansıza, saniyede yüz milyonlarca kilometre yol alan ışıktan milyonlarca yıldır yerinden kıpırdamayan bir taşa... Bizim sayılarımızın saymakta aciz kalacağı kadar çok mükemmellik, O’nun sanatının yüceliğini, eksizliğini ve mükemmelliğini de sergiler. Biz insanları yaratarak gösterdiği sanatını, bizi yaşatıp, belli bir düzende hayatımızı devam ettirerek de gösterir. Bize kader kaydıyla vermiş olduğu görevler de O’nu anlatır. Kuranı kerimde bizi farklı farklı yarattığını bildirir. Dilimiz, ten rengimiz, kültürlerimiz farklıdır, toplum içinde yüklendiğimiz görevler de öyle. Amirinden memuruna, işçisinden patronuna her kişi, bu akıp giden düzenin bir parçasını oluşturur. Herkes toplumun bir ihtiyacını karşılayarak hem kendi rızkını kazanış, görevini yapmış olur, hem de o düzenin bir dişlisi olmuş, üzerine düşen vazifeyi yerine getirmiş olur.
Hekimler, Allah ( c.c)’ın hastalara şifa vermesinin bir vesilesidir. Nasıl ki fizik, kimya, astronomide kurallar varsa, tıpta da Allah (c.c.)’ın koyduğu kurallar vardır, hekimler de bunları bulup hastalıkları gidermeye çalışırlar. Bu, işin belki ilim kısmıdır. Allah ( c.c.) işini güzel yapanı sever. Peygamberimizin tavsiyesi de işinin ehli olmak ve o alanda, faydalı yeni şeyler bulmaya çalışmaktır. Bu işi yaparken, yaptığını dünyalık karşılığında değil de, Allah (c.c.) rızası için yaptığının bilincinde olunmalıdır. Ayrıca, sonsuz bir sanatı da seyrettiğinin farkında olmalı ve bundan zevk duymalıdır.
Hekimlerin işi sadece kitapla, tıp ilmiyle sınırlı kalmaz. Diğer yandan sürekli insanlarla muhatap olmaktadır. Hem de öteki mesleklerin çoğundan daha fazla. Sadece insanla muhatap olunmaz daha da açmak gerekirse, hastayla... Bu yüzden, insan ilişkilerine bilhassa dikkat etmelidir. En azından bir güler yüz, bir tatlı dil, bir gönül alma becerisi lazım gelir. Gelen hasta, sadece sağlığı bozulmuş insan demek değildir elbette. Sağlık nimetinin azalması, gönlünü de yaralamıştır. Sadece ilaç vermekle değil, güzel söz söyleyerek, gönlünü alarak da tedavi etmek gerekir.
Gönlü kırık insanların duasını almak, arayıp da bulunamayacak bir nimettir. Hekimlerin bu yönden kısmetleri çok açık mı diyelim... Öyle mi? Bu nimeti gören, diğer yandan devası olan bir hastalıktan dolayı inim inim inleyenin vebalinin altına girmiş olmaz mı? Hastaneye tedavi olmaya gelenlerin, geldiklerinden daha bitkin, kederi kat kat artıp elde ettiği sadece bir reçeteyle dönmesinde mesuliyet almış olmaz mı? Tedavi ettiği binlerce hastanın arasından bir tanesinin bile olsa, tedavisini yanlış yapsa, nasıl verecek hesabını? Bir taraftan, bir hastalıktan muzdarip olunurken, araştırmasa o hastalığı, tedavi yolu bulmaya çalışmasa ne mazeret sürecek... Önce hastasına ne diyecek? Ona diyecek bir şey buldu diyelim. Onun sahibine ne hesap verecek...
 
İktidar sahibi olmaya benziyor hekimlik. İnsan sağlığı, cüzi iradesi sınırlarınca iktidarı dahilinde. Diğer taraftan yöneticilerin elinde ne kadar çok iyilik etme imkanı varsa, benzer şekilde hekimlerin de Allah (c.c.) rızasını kazanması için çok fazla fırsatı var. Yeri geldiğinde bir güler yüz bile bir kalbi  kazanmaya vesile. Kalb ki... Söze ne hacet. Diğer yandan, hep diken üstünde durmak gibi. Bir öf demek, belki bir kalb incitmeye neden. Kalb ki, belki incitilmesi, onu yaratanı incitmek olur Allah (c.c.) muhafaza.
Allah (c.c.) insana kaldıramayacağı yükü yüklemez... memlekette tüm muhtaç insanlara tedavisini sunabilmek, kaldırılamayacak yük mü? Afrika’da misyonerlerin verdiği sağlık hizmetini Müslümanların vermesi kaldırılamayacak bir yük müdür? Tedavisi bilinmeyen hastalıklara çare bulmak, var olan tedavileri en güzel bir şekilde sunabilmek, Kuran’ın öğrettiği tıptan yola çıkarak bilimsel olarak sağlıklı bir insan modeli çıkarmak, peygamberimizin sağlığını anlatmak kaldırılamayacak bir yük mü?
Son olarak, bu sorulara aldığım cevabı vereyim. Allah (c.c.) insana kaldıramayacağı yük yüklememiştir. Bunun manası, zaten insan, kaldırabileceği en fazla yükü zerre eksik olmaksızın yüklenmiştir. 
Yorum Gönder