26 Mayıs 2012 Cumartesi

Türkiye'de Sağlık Hizmetleri Üzerine Kısa Bir Şahsi Görüş

Bir doktor olarak ülkemizi sağlık açısından bir cennet olarak görüyorum. Abarttığımı sanmayın sakın, hakikaten öyle. Bir kaç örnek üzerinden açıklamaya çalışacağım.
Çapada son sınıfta cerrahi servisinde idik. Serviste karaciğer nakli yapılan hastalar da kalıyordu ve Prof. Dr. İlgin Özden yürütüyordu nakil ameliyatlarını. Türkiye'de karaciğer naklinin maliyetinin 70 bin tl civarında olduğunu, ABD de ise 250 bin tl veya dolar, tam aklımda kalmamış,olduğunu söylüyordu. Serviste yeşilkartlı nakil olmuş hasta da vardı. Yani tek kuruş ödemeden karaciğer nakli gibi bir ameliyat oluyor ve ameliyatı da kalite standartları açısından ABD den farklı değil.
Bir diğer örneği ATT arkadaştan duydum, Muş'ta bir kadın üçüz doğum yapıyor, çocukların üçünde de doğumsal rahatsızlıklar var ve acil ameliyatları gerekiyor. Havaalanında üç ayrı hava nakil ambulansı bunları alıyor ve çevre illerdeki uygun merkezlere naklediyorlar. Kadın yeşilkartlı ve bunlar tamamen ücretsiz.
Bir diğer örneği bizim gündelik çıktığımız vakalar. Devletin sunduğu ambulans hizmeti ücretsiz. Her ambulans çıkışı tahminim 100 ila 150 tl arasında bir paraya mal oluyordur. Bazen sokaktan sarhoş topladığımız da oluyor, bazen sinir krizi geçirenlere gidiyoruz, eşi ile kavga edip bayılma taklidi yapan vakalara gidiyoruz...
Az önce gittiğimiz vaka da, normalde Almanya'da yaşıyorlarmış ama emekli olduktan sonra Türkiye'de sağlık hizmetleri çok iyi olduğu için buraya gelmişler.

Peki verilen bu hizmetin kıymetini bilme oranını soracak olursanız, maalesef azınlıkta. İnsanımız şükretmeyi genel olarak bilmiyor. Maalesef öyle. Gerçekten ihtiyacı olanlar hatırına onlara da eyvallah ediyoruz. Biraz önce bir vakaya gittik, yaşlı bir amca, tek başına yaşıyor. Ayağa kalkamıyormuş bugün, nefes darlığı çekmeye başlamış. Vardığımızda baktık, amca altını da ıslatmış. Sağolsun şoförümüz eline eldiveni giyip üzerini değiştirdi, komşusunun verdiği temiz kıyafetleri giydirdik, ambulansa alıp hastaneye götürdük. Böyle vakalarda, bir işe yaradığımız hissetmek bizi çok mutlu ediyor, ve yaptığımız işten de tatmin oluyoruz. Diğer yandan, sabah gittiğimiz bir vakada da, çevredekiler bize bağırıyor neden geç geldiniz diye, sanki biz yolda eğleşmişiz gibi, üstelik varış süremiz de muhtemelen beş dakika civarında iken. Bu tip durumlarda da muhatap olmamayı tercih ediyorum, hiç huyum olmadığı halde dönüp arkamı işime bakıyorum, yok sayıyorum söylediklerini. Yoksa ciddiye alacak olsam, bazen söylenilenler, sanki hizmetçi gibi görmeler insanı çileden çıkarır...
Neyse, bu konuya başka zaman başka şekilde değinirim.
Dediğim gibi, Türkiye'de şimdiki sağlık hizmetleri bir hayli iyi durumda. Her ne kadar, sağlık hizmetleri deyince vatandaşı ön plana çıkarıp o hizmeti sunanlar daha arka plana atılsa da, vatandaş açısından gayet iyi durumda. Ama daha önce dediğim gibi, kıymeti bilinmiyor. O yüzden de bu şekilde süreceğini zannetmiyorum. Kalite daha artacaktır ama bu kıymeti bilinmeyen kolaylık, görünür bir maddi neden olmasa da, azalacaktır.
Vesselam.
Yorum Gönder